AY HİÇ ÇEKEMEM !!!

Valla hiç çekemem! Nedir bu kadınlara dayatılan sıfatlar ve yükümlülükler!?… Neden bişeyler yapabilmek için belirli standartlara uydurulmaya çalışıyor bünyelerimiz? 

“Perenniallar” adını Perennializm felsefesinden almış yani daimcililik… İşte kadınlarımızın edinmesi gereken felsefe 🙂 kimdir bu perenniallar? Hayatlarını beğeni, istek ve zevklerini ön plana koyarak yaşlarının esiri olmuyorlar yani yaşsızlar 🙂 Kısaca canım istiyorsa 50 yaşında motorsiklet kullanmayı da öğrenirim üniversiteye de başlarım kimin ne dediği de takmam diyorlar… Mecburi imajlara karşı çıkıyorlar 🙂 

Düşünsenize çocuğunuzu evlendiriyorsunuz diye kaynana topuzu yaptırıp döpiyes giymek zorunda değilsiniz 🙂

Benim canım ne zaman neyi yapmak isterse doğru zaman ve şart o andır, bu kadar başka bir açıklaması yok… Bayılıyoruz yasak koymaya kendimize çevremizdekilere İyi ve doğru olmak için yasaklara ihtiyacımız yok aklımız var çok şükür… Sadece dozunda olmak ve sorumluluk sahibi olmamız yeterli…

Kadınlarımız değişimden ve kendi olmaktan o kadar korkuyor ki kendi olmayı başarmış kadınları nasıl yok edebilirim diye gizliden planlar bile yaptığına eminim… 🙂

Herşey elalem ne der durumundan başlıyor. O elalem dediklerimiz de kadın 🙂 Kadınlar asıl kadınlar ne diyecek diye korkuyorlar ilginç değil mi? Bizi asıl en iyi anlayacak kişilerden çekiniyoruz… Bayılıyoruz dedikodu yapmaya yargılamaya çünkü kendi eksiklerimizi bildiğimiz halde değiştirme gücümüz olmamasından kaynaklı. Neden değiştirme gücün yok  diye bir irdelesene mutsuzluğa mahkum değiliz yeter ki mutlu olmak isteyelim. Bunun için önce kendini sevmeli ve barışmalısın. Zor geliyor değil mi yüzleşmek onun yerine diğer kadınlara yüklenmek daha kolay ve eğlenceli — pardon egon besleniyor değil mi?

Bir erkek — bak bu saatte dışarıda kadın tek başına geziniyor. …

Lafı bitmeden senin içinden canavar çıkar ama değil mi?

Peki neden o zaman komşunun kızını eve geç geldiğini ya da erkek arkadaşının eve bıraktığını görünce hemen dedikodu kazanını kaynatmaya başlıyorsun.? Aynı şey değil mi? Samimiyetsiz misin? Hani kadınlara özgürlük.!

Hersey o küçük mahallelerimizden çıkıyor. Yanında erkek olanı güçlü görüyoruz evli ve çocuğu var diye zarar vermez ama bekarsa kocamı, sevgilimi elimden alır. Bu kadın yok edilmeli kafasına girip ekürilerinle planlar yapıp saldırmak. Özgüvensiz misin? Güven olmayan ilişkiyi niye yürütüyorsun? Bak bu yaştan sonra yırtık kot giymiş, yakışmış giymiş sana ne o spor salonunda çalışırken sen televizyon başında poğaça gömüyordun. Belki o fiziğe sahip olsan sende yırtık kot için yanıp tutuşacaksın. Bunlar saçma küçük örnekler ama emin olun kulaklarımla duyduklarım hem de istanbul’ un sözüm ona en modern ve kültürlü bölgesinde, burası böyleyse gerisini düşünmek istemiyorum 🙁

Kendimizden sorumlu olmak yerine başkalarının hayatını irdeliyoruz. Dedikoduya bayılıyoruz. Hayata dair hiç bir fikrin yok ve hep aynı rutinde yaşıyorsun diye tek eğlencen dedikodu oluyor . Önce biz birimize o sıfatları ve yükümlülükleri dayatıyoruz sonrada altında ezilen mutsuz insanlar oluyoruz. Sonra da kadınlar öldürülüyor, etek giydiği için tecavüze uğruyor. Bizim yarattığımız algıları benimseyen bir erkek toplumu var karşımızda biz yetiştiriyoruz onları ve en önemli yaşlarında bizim yanımızda öğreniyorlar.

Çok düz düşünelim. Annesinin, kadın bu saate dışarıda olmaz dediğini duyan çocukta bunu kafasına kodluyor. İşlerde burdan başlıyor. Bütün bu ayrımcılığı biz başlatıyoruz. O yüzden biz ne zaman değişiriz toplum da 2 nesil sonra bak nasıl mis gibi oluyor. Nerde bizde o vizyon, hep bi kolaycı…

İşin bencesi 🙂

Hayatımda beni mutsuz eden şeyleri, mutlu eden şeylerle değiştirme hakkım var. Birileri bişey dicek diye geri kalamam istediklerimden sonuç olarak bir tek hayatım var ve son bulduğunda sen, — şimdi artık istediklerini yapabilirsin al sana extra gün diyemiceksin bana… öldüm mü öldüm o yüzden yaşamak gerekir. 

Şimdi üşenme ve bir sorgula bakalım kadın olarak seni ne mutlu eder? Ne istiyorsun? Ne değiştirmen gerekir? Bul ve çöz ve kendine sakın yalan söyleme bir de çok rica ediyorum saçma sapan herseyi paraya bağlama yaratıcılığını kullan her Botox yaptıran ya da marka giyen mutlu değil unutma!

Sen değişir ve iyi hissedersen unutma istediklerinin hepsi sana gelir asıl sır da bu… Tecrübeyle sabittir 🙂

—MEMENTO MORİ* bkz… Öptüm.

Yazı oluşturuldu 15

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön