ÇOK ACAYİP KAFALAR

Hıncal Uluç gibi başlık atasım geldi 🙂 

2005 de ” Ne Güzeldi Bale Gecelerim başlığıyla ” Sabah gazetesinde ki köşe yazısında bize yer vermişti…

Şimdi ki gençler bilmez 😛 o zaman AKM var, Bale resitallerine ilgi alaka tavan, büyük salon full, resital sonrası gelen çiçekler, tebrikler, köşe yazarları eleştirmenler. Neyse yakın tarihi anlatıp da canımızı sıkmayalım… yakın geçmiş bile sayılmazken yakın tarih seviyesine getirdik ya… Ayağa kalkıp kendimizi alkışlayım bi zahmet… Ne kadar hızlı değişen bir yapımız var.

Ve “ Ne Güzeldi Tiyatro Gecem…”

Daha önce de bahsini yapmıştım Tuhafier ve Düğün oyunu…

Tuhafier  sanat disiplinlerini bir araya getirebilen çok değerli ve özel bir yer… Kendisi başlı başına farklı dönemlere ait , sanat eserleri, tasarım ürünleri, mimari ve edebiyatı kısacası aklınıza gelebilecek herşeyi içinde barındıran bir sanat merkezi haline gelmiş… Bazen böyle yerler insanı gerebilir ama emin olun içeri girip o havayı solumak isterseniz, aşırı entellektüel ya da sanatçı olmanıza gerek yok siz sadece merak edin ve sorun. İçeride sizi, kahve eşliğinde sonsuz bir ilgiyle sohbet edecek insanlar bekliyor. Böyle bir dönem içerisindeyken bu tarz oluşumları el üstünde tutmamız gerekiyor ki onlar da ezberlediğimiz tarzın dışına çıkmış sanatsal disiplinleri sunabilsinler…

“Düğün” oyunu da “Sarı Sandalye” ekibinin oya gibi işlediği bir çalışma olmuş… Sarı sandalye ekibinden bahsederek 2014 yılında kurulmuş ve günümüze kadar yaptığı çalışmalarla bir çok ödül almışlar…  www.sarisandalye.com ‘dan daha detaylı bilgi alabilirisiniz. 

Oyuna geçersek, şaşırtıcı ve sıra dışı kavramlarını fazlasıyla seyirciyle buluşturuyor.

Fiziksel tiyatro algısı Ülkemizde daha henüz çok yeni iken onlar bi de üstüne Jacques Lecoq pedagojisini temel alan clown oyunculuk tekniğiyle Epik Tiyatro örneği olan Berlot Bercht in Düğün oyununu ele almışlar… Genel olarak oyunu beğendiğim ve kesinlikle izlenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta izleyenler olursa bana mail atsınlar cidden üzerine konuşmak isterim.

Amaaa tabi ki naçizane bir kaç lafım olacak… 🙂 İşin bencesi olarak 🙂

Mekan ve zaman değişimini ışıkla yansıtmalarını rahatsız edici bulmama rağmen sevdim oyuna çok doğru bir şekilde hizmet etmiş. Psikolojik olarak sıkışmışlık hissine girmemize çok fazla yardım etti. Kullanılan Metnin kendi içindeki kaosun bedenler üzerine yansımasını gördüğümde bu konun fazlasıyla irdelendiği ve uğraşıldığı belli ama metnin seyirciye geçmesinde biraz sıkıntı var evet fiziksel tiyatro oyun uyarlamalarında bu sıkıntı olur ama burada biraz fazla olduğunu söylemek mecburiyetindeyim… Metin ve bedenin doğru orantılı gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Oyunun başında sekans sekans ses ve beden değişimleri görülürken oyunun sonuna doğru bu durumun  kocaman bir bağ haline gelmesi ve oyuncuların oyunu hızlandırması bana enerjiyi yükseltmekten çok bitse de gitsek havası verdi… Bir Brecht oyunu olduğunu düşünürsek yabancılaştırma durumu hayal ettiğim kadar etkileyici olmamıştı. Ama benim yıldızım kusura bakmasınlar Canan Günaştı…  Oyun başlamadan, ufak nüanslarla ön oyun oynayıp kendisine olan dikkatimi çekti ve gerçekten bütün hücreleriyle sahnede olduğunu bana hissettirdi. Enerjisini ve yarattığı beden formlarını çok beğendim…

Başta yönetmen Doğa Nalbantoğlu olmak üzere oyuncular Şeyiba Ceren Ülgen, Canan Günaştı, Emre Yıldızlar, Sencan Oytun Tokuç ‘ u  tebrik ediyorum ve emeği geçen herkesi 🙂

Kısacası kafayı biraz açmak, keyifli bir gece geçirirken biraz da kendinizi geliştirmek isterseniz gidin görün oyun çıkışı oyuncularla ve yönetmenle sohbet edin… Pişman olmazsınız… Tuhafier etkinliklerini  @tuhafier instagram sayfasından takip edebilirsiniz… 9 şubatta acayip bir konser var belki orada karşılaşırız…

Yazı oluşturuldu 15

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön