Özgür müsün?

Kısaca kişinin  engellenmeden ya da sınırlandırılmadan istediğini seçebilmesi anlamına gelmektedir. Peki gerçekten tam anlamıyla özgür müyüz? Hepimize göre özgürlüklük anlayışı değişmekte kimine göre gece dışarı çıkabilmek, kimine göre istediği yere gidebilmek 🙂 şaka yapıyorum tabi ki bu kadar sığ bi noktada olmayacağız :))

İşin bencesi asıl özgürlük sonsuz bilgi kaynaklarından mahrum kalmadan gelişen beyinlerle düşünüp yorumlayıp bunu önyargı veya dışlanmayacağını bilmenin rahatlığıyla dile getirmektir. Biz sadece bize sunulan bilgiyle yetiniyoruz düşünüp sorgulamayı bırak! doğruluk derecesini bile bakmıyoruz. Ülkede gazeteci kalmamış, en hakkımız olan bilgiye bile ulaşmak için deli gibi çaba göstermek zorunda kalıyoruz, ama umurumuz da değil. Bu durumda istediğim herseyi yapabilirken ve teknik olarak özgür olurken aslında en önemli nokta da yani şu an bulunduğum koşullarda aslında tam bir esir halde yaşamaktayım. Çok akıllıca değil mi? Bir toplumu acayip özgürsün imajına inandırıp aslında en çok özgür bırakması gereken noktada aptala çeviriyor. Ne kadar özgürüm! belirli semtlerde şortla gezebiliyorum, Ne kadar özgürüm! twitter da istediklerimi yazabiliyorum Ne kadar özgürüm! gece saat 10’a kadar olsa da alkol alabiliyorum. Topluma sonradan getirilen bazı kurallar o toplumun aslında medeniyet seviyesine gelememesi ve bireylik kavramını yanlış anlaması sebebi ile getirilir. Önce sen değişeceksin ahlak ve toplum etiğine uyacaksın ki, seninle beraber etrafında değişsin. Bizde o yaptı! Senin de işine geldi! O zaman sende yaptın mı? bitti gitti canımmm toplum! Sonra da bak nasıl iyi ki yasaklamışlar denilir. Son yıllar da bulunduğum bölgede neredeyse 100 metre de bir kasis koydular ve insalar da buna sevindiler aslında baya üzülüp bunu dert etmemiz gerekirdi. Çünkü medeniyet seviyesi düşük Ülkelerde bu uygulama yapılır. Evet ben yol boşken bile yayaya kırmızı yandığı için mal gibi bekleyen kişiyim. Evet siz de bana bakıp gülüyorsunuz. :)) Umurum değil çünkü ben kendimi terbiye etmeye çalışıyorum ve bunun özgürlüğe giden ilk adım olduğuna inanıyorum. Bana gülerken Avrupanın bir şehrine gidip geri döndüğünüz de yaya geçitinde yola atladım herkes durdu ya da kimse kuyrukta eklenti yapmıyor, herkes birbirinin özel alanına saygı göstererek bekliyor diye hayranlıkla anlatıyorsunuz. Orda o sistemde sende onlara ayak uyduruyorsunda buraya gelince ne oluyorda iki dakka da öğrendiğini unutup boş veriyorsun… Ama olur mu canım avrupalının yüzüne bakmadığı, senin Ülkende üretilen ama onların etiketiyle sana servete satılan ürünleri giyiyorsun ya bu yeterli medeni ve özgür olman için değil mi? Özgür ve medeni insan seni :))) Yanlış anlaşılmasın bende seviyorum güzel giyinmeyi ya da marka kullanmayı ama dışımın lüksü kadar içiminde lüksü artması lazım… Burada o pahalı markalarda sadece lüks tüketim vergisinde yoksa kalite yerlerde bence en azından avrupa da gördüklerim 1. Kalite ise bizimkiler kesinlikle 4. Kalite… Ama kimseye kızmamak lazım onların bize bakış açısını da biz yarattık, öğrenmekten, araştırmaktan, düşüncelerimizi söylemekten korkan hatta düşünemeyen bir toplum olduk. Birileri yaptı bizde tamam dedik. Sen fark ettiğin, sorguladığın ve değişime adım attığın gün geldiğinde yavaşça yeni bir dünya yarattığını göreceksin…

…İlk kural neydi hatırla “OKU”…

Yazı oluşturuldu 15

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön